Search your favorite song for free

1. Aşk ve Mavi 25.Bölüm - Göreçkiler’in hepsini böcek gibi ezeceğim!

  • Duration: 116
  • Channel: tv
Aşk ve Mavi 25.Bölüm - Göreçkiler’in hepsini böcek gibi ezeceğim!

Aşk ve Mavi 25.Bölüm - Göreçkiler’in hepsini böcek gibi ezeceğim!


2. Mavi evi terk ediyor - Aşk ve Mavi 52. Bölüm

  • Duration: 130
  • Channel: fun
Mavi evi terk ediyor - Aşk ve Mavi 52. Bölüm

Aşk ve Mavi 52. Bölüm Özeti: Mavi, Faysal’dan Ali’yle ilgili şikayetini geri almasını isteyecekken Ali gelir. Kocasının salıverildiğini gören Mavi çok sevinir ancak Ali, Mavi kendisini dinlemeyip Faysal’dan yardım istemeye gittiği için çok kızgındır. İkili kavga ederler. Mavi evi terk edip annesinin gecekondusuna yerleşir. Safiye arkadaşı Seher’in ön ayak olmasıyla pazarcılığa başlar. Refika komadan çıkar. Son yaşanan olayların hiçbirini hatırlamamaktadır. Doktorun stresten uzak durması gerek tavsiyesiyle Göreçkiler fakirleştiklerini Refika’dan saklamaya karar verirler. Refika’ya hala zenginlermiş gibi rol yaparlar. Mavi’ye aşık olduğunu fark eden Faysal, kızı Ali’den koparmak için Pembe’den yardım ister. Pembe Faysal’a yardım etmek için kolları sıvar. Hasibe ise İsmet’i eve döndürmenin yollarını aramaktadır. İsmet, Pembe’ye öyle bir oyun oynar ki kız bütün Ürgüp’e rezil olur. İsmet’i boşanmaktan vazgeçiremeyen Pembe, intikam için tüm Göreçkiler’i şoke edecek bir şey yapar. atv Resmi YouTube Kanalına Abone Olmak İçin;


3. Aşk ve Mavi 63.Bölüm Fragmanı

  • Duration: 45
  • Channel: tv
Aşk ve Mavi 63.Bölüm Fragmanı

Aşk ve Mavi dizisinin yeni bölümü olan 63. bölümünü cuma günü saat 20:00 de atv ekranlarından izleyebilirsiniz. "Ben senin gibi birini nasıl sevmişim?" Mavi'nin, Faysal'la birlikte gittiğini gören Ali deliye döner. Faysal'ın evine gider ve Mavi'ye bunun nedenini sorar. Mavi, Ali'yi kendinden uzaklaştırmak için istediği hayatı kendisine ancak Faysal'ın verebileceğini söyler. Göreçkiler, konağa geri dönmenin sevincini yaşarken Elmas, planını ince ince işlemekte ve Refika'yı her geçen gün ölüme bir adım daha yaklaştırmaktadır. Mavi, Faysal'ın evinde adeta bir hapis hayatı sürmektedir. Buna devam edemeyeceğine karar verir ve evden ayrılmak ister. Ancak Faysal karşısına dikilir. Mavi için iki seçenek vardır: Ya bu eziyeti çekecektir ya da hayatını cehenneme çeviren Faysal'ı ortadan kaldıracaktır.


4. Aşk Ve Mavi 53 Bölüm 2 Fragmanı

  • Duration: 36
  • Channel: shortfilms
Aşk Ve Mavi 53 Bölüm 2 Fragmanı

Mavi, Faysal'dan Ali'yle ilgili şikayetini geri almasını isteyecekken Ali gelir. Kocasının salıverildiğini gören Mavi çok sevinir ancak Ali, Mavi kendisini dinlemeyip Faysal'dan yardım istemeye gittiği için çok kızgındır. İkili kavga ederler. Mavi evi terk edip annesinin gecekondusuna yerleşir. Safiye arkadaşı Seher'in ön ayak olmasıyla pazarcılığa başlar. Refika komadan çıkar. Son yaşanan olayların hiçbirini hatırlamamaktadır. Doktorun stresten uzak durması gerek tavsiyesiyle Göreçkiler fakirleştiklerini Refika'dan saklamaya karar verirler. Refika'ya hala zenginlermiş gibi rol yaparlar. Mavi'ye aşık olduğunu fark eden Faysal, kızı Ali'den koparmak için Pembe'den yardım ister. Pembe Faysal'a yardım etmek için kolları sıvar. Hasibe ise İsmet'i eve döndürmenin yollarını aramaktadır. İsmet, Pembe'ye öyle bir oyun oynar ki kız bütün Ürgüp'e rezil olur. İsmet'i boşanmaktan vazgeçiremeyen Pembe, intikam için tüm Göreçkiler'i şoke edecek bir şey yapar.


5. Aşk Ve Mavi 53 Bölüm Fragmanı

  • Duration: 45
  • Channel: shortfilms
Aşk Ve Mavi 53 Bölüm Fragmanı

Mavi, Faysal'dan Ali'yle ilgili şikayetini geri almasını isteyecekken Ali gelir. Kocasının salıverildiğini gören Mavi çok sevinir ancak Ali, Mavi kendisini dinlemeyip Faysal'dan yardım istemeye gittiği için çok kızgındır. İkili kavga ederler. Mavi evi terk edip annesinin gecekondusuna yerleşir. Safiye arkadaşı Seher'in ön ayak olmasıyla pazarcılığa başlar. Refika komadan çıkar. Son yaşanan olayların hiçbirini hatırlamamaktadır. Doktorun stresten uzak durması gerek tavsiyesiyle Göreçkiler fakirleştiklerini Refika'dan saklamaya karar verirler. Refika'ya hala zenginlermiş gibi rol yaparlar. Mavi'ye aşık olduğunu fark eden Faysal, kızı Ali'den koparmak için Pembe'den yardım ister. Pembe Faysal'a yardım etmek için kolları sıvar. Hasibe ise İsmet'i eve döndürmenin yollarını aramaktadır. İsmet, Pembe'ye öyle bir oyun oynar ki kız bütün Ürgüp'e rezil olur. İsmet'i boşanmaktan vazgeçiremeyen Pembe, intikam için tüm Göreçkiler'i şoke edecek bir şey yapar.


6. Hasibe deliriyor - Aşk ve Mavi 52. Bölüm

  • Duration: 350
  • Channel: fun
Hasibe deliriyor - Aşk ve Mavi 52. Bölüm

Aşk ve Mavi 52. Bölüm Özeti: Mavi, Faysal’dan Ali’yle ilgili şikayetini geri almasını isteyecekken Ali gelir. Kocasının salıverildiğini gören Mavi çok sevinir ancak Ali, Mavi kendisini dinlemeyip Faysal’dan yardım istemeye gittiği için çok kızgındır. İkili kavga ederler. Mavi evi terk edip annesinin gecekondusuna yerleşir. Safiye arkadaşı Seher’in ön ayak olmasıyla pazarcılığa başlar. Refika komadan çıkar. Son yaşanan olayların hiçbirini hatırlamamaktadır. Doktorun stresten uzak durması gerek tavsiyesiyle Göreçkiler fakirleştiklerini Refika’dan saklamaya karar verirler. Refika’ya hala zenginlermiş gibi rol yaparlar. Mavi’ye aşık olduğunu fark eden Faysal, kızı Ali’den koparmak için Pembe’den yardım ister. Pembe Faysal’a yardım etmek için kolları sıvar. Hasibe ise İsmet’i eve döndürmenin yollarını aramaktadır. İsmet, Pembe’ye öyle bir oyun oynar ki kız bütün Ürgüp’e rezil olur. İsmet’i boşanmaktan vazgeçiremeyen Pembe, intikam için tüm Göreçkiler’i şoke edecek bir şey yapar. atv Resmi YouTube Kanalına Abone Olmak İçin;


7. İsmet boşanma davası açmış - Aşk ve Mavi 52. Bölüm

  • Duration: 213
  • Channel: fun
İsmet boşanma davası açmış - Aşk ve Mavi 52. Bölüm

Aşk ve Mavi 52. Bölüm Özeti: Mavi, Faysal’dan Ali’yle ilgili şikayetini geri almasını isteyecekken Ali gelir. Kocasının salıverildiğini gören Mavi çok sevinir ancak Ali, Mavi kendisini dinlemeyip Faysal’dan yardım istemeye gittiği için çok kızgındır. İkili kavga ederler. Mavi evi terk edip annesinin gecekondusuna yerleşir. Safiye arkadaşı Seher’in ön ayak olmasıyla pazarcılığa başlar. Refika komadan çıkar. Son yaşanan olayların hiçbirini hatırlamamaktadır. Doktorun stresten uzak durması gerek tavsiyesiyle Göreçkiler fakirleştiklerini Refika’dan saklamaya karar verirler. Refika’ya hala zenginlermiş gibi rol yaparlar. Mavi’ye aşık olduğunu fark eden Faysal, kızı Ali’den koparmak için Pembe’den yardım ister. Pembe Faysal’a yardım etmek için kolları sıvar. Hasibe ise İsmet’i eve döndürmenin yollarını aramaktadır. İsmet, Pembe’ye öyle bir oyun oynar ki kız bütün Ürgüp’e rezil olur. İsmet’i boşanmaktan vazgeçiremeyen Pembe, intikam için tüm Göreçkiler’i şoke edecek bir şey yapar. atv Resmi YouTube Kanalına Abone Olmak İçin;


8. Aşk ve Mavi 52. Bölüm

  • Duration: 10229
  • Channel: tv
Aşk ve Mavi 52. Bölüm

Aşk ve Mavi 52. Bölüm Özeti: Mavi, Faysal’dan Ali’yle ilgili şikayetini geri almasını isteyecekken Ali gelir. Kocasının salıverildiğini gören Mavi çok sevinir ancak Ali, Mavi kendisini dinlemeyip Faysal’dan yardım istemeye gittiği için çok kızgındır. İkili kavga ederler. Mavi evi terk edip annesinin gecekondusuna yerleşir. Safiye arkadaşı Seher’in ön ayak olmasıyla pazarcılığa başlar. Refika komadan çıkar. Son yaşanan olayların hiçbirini hatırlamamaktadır. Doktorun stresten uzak durması gerek tavsiyesiyle Göreçkiler fakirleştiklerini Refika’dan saklamaya karar verirler. Refika’ya hala zenginlermiş gibi rol yaparlar. Mavi’ye aşık olduğunu fark eden Faysal, kızı Ali’den koparmak için Pembe’den yardım ister. Pembe Faysal’a yardım etmek için kolları sıvar. Hasibe ise İsmet’i eve döndürmenin yollarını aramaktadır. İsmet, Pembe’ye öyle bir oyun oynar ki kız bütün Ürgüp’e rezil olur. İsmet’i boşanmaktan vazgeçiremeyen Pembe, intikam için tüm Göreçkiler’i şoke edecek bir şey yapar. atv Resmi YouTube Kanalına Abone Olmak İçin; https://goo.gl/dmrDLN https://www.facebook.com/atv https://twitter.com/atvcomtr https://www.instagram.com/atvturkiye/ https://plus.google.com/112209224205756784214/posts


9. Dershane baskınında akla ziyan sorular: "Paspasın rengi niye mavi, tabelanın boyu kaç santim?"

  • Duration: 149
  • Channel: news
Dershane baskınında akla ziyan sorular:

Denetimde görevliler tarafından 'paspasın rengi niye mavi, tabelanın boyu kaç santim, böcek ilaçlama firmasının ruhsatı var mı' gibi sorular sorulduğu ortaya çıktı. Abone ol / Subscribe: http://goo.gl/lQeMwH cihan.com.tr facebook.com/cihanhaber twitter.com/cihan_haber twitter.com/cihan_video plus.google.com/CihanHaberAjansi tumblr.com/cihanhaber pinterest.com/cihanhaber


10. Yozgat Cep Telefonu Uyku Düzenini Etkiliyor

  • Duration: 227
  • Channel: news
Yozgat Cep Telefonu Uyku Düzenini Etkiliyor

Bozok Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Uyku Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Bülent Çiftçi, akıllı telefonların uyku düzenini olumsuz etkilediğini söyledi. Prof. Dr. Bülent Çiftçi, Akıllı telefonların ekranlarının güneş ışığına benzer mavi bir ışık yaydığını ve akıllı telefonlara bakanların, gözlerinden giren mavi ışığın, beynin uyku hormonu, melatonini salgılamasını engellediğini söyledi. Çiftçi, menatonin hormonunun, uyku ve uyanıklık ritmini düzenleyen bir hormon olduğunu belirterek, 'Aydınlıkta, uyanık kalmamızı, karanlık olunca da uyumamızı sağlıyor. Akıllı telefon ekranlarından gelen bu mavi ışık, beyinde sanki güneş ışığı gibi algılanıyor ve menatonin hormonu salgılanmıyor. Dolayısıyla da akıllı telefonlara çok bakanların uykuları gelmiyor. Normal ritme göre uyuma saatleri bir iki saat bazen daha fazla öteleniyor. Akıllı telefonun yanı sıra bilgisayar ekranları ve tablet gibi bunların hepsini akıllı telefon grubunun içerisine koymak gerekir. Haber http://haberler.com/yozgat-cep-telefonu-uyku-duzenini-etkiliyor-10410962-haberi/


11. Cumhurbaşkanı Erdoğan Hatay'da

  • Duration: 640
  • Channel: news
Cumhurbaşkanı Erdoğan Hatay'da

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, kendisine suikast girişiminde bulunmaya çalışan FETÖ'cüleri Yunanistan'ın söz vermesine rağmen hala iade etmediğini hatırlatarak, "Geçende de sınır ihlali yapan 2 Yunanlı subay-astsubayı biz yakaladık. E şimdi bize batı ayağa kalktı 'Siz büyük devletsiniz bunları bize verin'. Kusura bakmayın, biz yargı devletiyiz. Dolayısıyla bunlar şu an yargıda. Yargı ne karar verirse odur. Ya sizin yargınız var da bizi yargımız yok mu?" dedi. Antakya Atatürk Stadı'nda vatandaşlarla hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki referandumda Hatay'dan yüzde 46 'evet oyu' çıktığını hatırlatarak, bu oranın Türkiye ortalamasının altında kaldığını ve daha gayretli çalışılması gerektiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 seçimlerine yönelik ise, “AK Parti olarak kendimizi Hatay'a ve tüm milletimize en iyi şekilde anlatarak inşallah bundan sonra çok daha başarılı neticelere hep birlikte koşacağız. Bunun için hep birlikte çok çalışmaya var mıyız? Her eve girmeye, her gönüle dokunmaya hazır mıyız? Kasım ayındaki cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimine kadar bu coşkuyu ve kararlılığı sürdürmenizi istiyorum” ifadelerini kullandı. Hatay'ın gazi bir şehir olduğuna değinen Erdoğan, “Gazilik vasfınızı Suriye'deki son hadiseler sırasında bir kez daha hak ettiniz. Bir kez daha taçlandırdınız. Hatay'ın ilçeleri mahalleleri aylar boyunca Afrin'i işgal eden terör örgütü mensuplarının saldırılarına maruz kaldı. Suriye'den sızan teröristler Hatay'dan ve buradan geçerek diğer şehirlerimizde eylemler gerçekleştirdi. Aynı durum Kilis, Gaziantep ve Şanlıurfa için de geçerlidir. Baktık ki duracakları yok, güya bu Bölgelerin güvenliğini sağlamakla yükümlü olanların da bir şey yaptığı yapacağı yok, biz de kolları sıvadık sahaya indik. Ya Allah, bismillah dedik” diye konuştu. "Ordumuz, öcü gibi gösterilen teröristleri böcek gibi ezip geçti" Fırat Kalkanı harekatıyla Cerablus'tan El-Bab'a kadar olan kısmı PYD ve DEAŞ'tan temizlediklerini anımsatan Erdoğan, “10 bin eğitimli terörist varmış. Yok aşılması mümkün olmayan tahkimatlar yapılmış. Yok Afrin'e girmenin bedeli çok ağır olurmuş. Bunların hiçbirine kulak asmadık niye? Onların tahkimatları varsa bizim de imanımız var. Ve Mehmetçiklerimiz evelallah tüm o teröristleri yerle yeksan etti, biznillah şu an itibariyle etkisiz hale getirilen teröristlerin sayısı 3 bin 844. Ordumuz fırtına gibi Afrin'e girdi. Öcü gibi gösterilen teröristleri böcek gibi ezip geçti. ÖSO ile birlikte ne kadar yıkılmaz denilen tahkimat varsa hepsini yerle yeksan ederek 18 Mart'ta biz Çanakkale'deyken şehir merkezini ele geçirdik” ifadelerini kullandı. Tel-Rıfat ve diğer bölgelerin teröristlerden temizlendiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütü mensuplarının tek çaresinin teslim olmak olduğunu kaydederek, “Terör örgütü bu yenilginin kuyruk acısıyla içeride ufak tefek eylemlerle ses vermeye çalışıyor. Eylem yapan hiçbir teröristin peşini bırakmadık hepsini de kısa sürede bulup imha et


12. Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kosova ve Yunanistan Çıkışı

  • Duration: 640
  • Channel: news
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kosova ve Yunanistan Çıkışı

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, kendisine suikast girişiminde bulunmaya çalışan FETÖ'cüleri Yunanistan'ın söz vermesine rağmen hala iade etmediğini hatırlatarak, "Geçende de sınır ihlali yapan 2 Yunanlı subay-astsubayı biz yakaladık. E şimdi bize batı ayağa kalktı 'Siz büyük devletsiniz bunları bize verin'. Kusura bakmayın, biz yargı devletiyiz. Dolayısıyla bunlar şu an yargıda. Yargı ne karar verirse o dur. Ya sizin yargınız var da bizi yargımız yok mu? Ama hepsi her taraftan saldırıyor. Ya bu teröristler için böyle bir adım atmadınız. Bu teröristler için kalkıp da Çipras'a bir şey söylemediniz ama bunun için hepiniz sıraya girdiniz" dedi. Antakya Atatürk Stadı'nda vatandaşlarla hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki referandumda Hatay'dan yüzde 46 evet oyu çıktığını hatırlatarak, bu oranın Türkiye ortalamasının altında kaldığını ve daha gayretli çalışılması gerektiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 seçimlerine yönelik ise “AK Parti olarak kendimizi Hatay'a ve tüm milletimize en iyi şekilde anlatarak inşallah bundan sonra çok daha başarılı neticelere hep birlikte koşacağız. Bunun için hep birlikte çok çalışmaya var mıyız? Her eve girmeye, her gönüle dokunmaya hazır mıyız? Kasım ayındaki cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimine kadar bu coşkuyu ve kararlılığı sürdürmenizi istiyorum” ifadelerini kullandı. Hatay'ın gazi bir şehir olduğuna değinen Erdoğan, “Gazilik vasfınızı Suriye'deki son hadiseler sırasında bir kez daha hak ettiniz. Bir kez daha taçlandırdınız. Hatay'ın ilçeleri mahalleleri aylar boyunca Afrin'i işgal eden terör örgütü mensuplarının saldırılarına maruz kaldı. Suriye'den sızan teröristler Hatay'dan ve buradan geçerek diğer şehirlerimizde eylemler gerçekleştirdi. Aynı durum Kilis, Gaziantep ve Şanlıurfa için de geçerlidir. Baktık ki duracakları yok, güya bu Bölgelerin güvenliğini sağlamakla yükümlü olanların da bir şey yaptığı yapacağı yok, biz de kolları sıvadık sahaya indik. Yallah bismilah dedik” diye konuştu. Fırat Kalkanı harekatıyla Cerablus'tan El-Bab'a kadar olan kısmı PYD ve DEAŞ'tan temizlediklerini anımsatan Erdoğan, “10 bin eğitimli terörist varmış. Yok aşılması mümkün olmayan tahkimatlar yapılmış. Yok Afrin'e girmenin bedeli çok ağır olurmuş. Bunların hiçbirine kulak asmadık niye? Onların tahkimatları varsa bizim de imanımız var. Ve Mehmetçiklerimiz evelallah tüm o teröristleri yerle yeksan etti, biznillah şu an itibariyle etkisiz hale getirilen teröristlerin sayısı 3 bin 844. Ordumuz fırtına gibi Afrin'e girdi. Öcü gibi gösterilen teröristleri böcek gibi ezip geçti. ÖSO ile birlikte ne kadar yıkılmaz denilen tahkimat varsa hepsini yerle yeksan ederek 18 martta biz Çanakkale'deyken şehir merkezini ele geçirdik” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zeytin Dalı Harekatı'nda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 52, ÖSO'nun ise 326 şehidi olduğunu kaydederek, çukur eylemlerini hatırlattı ve “Böyle bir ihaneti nasıl unutabiliriz” dedi. Terörle mücadelenin küresel bir boyut kazandığını da sözlerine ekleyen Erdoğan, FETÖ'nün faaliyet gösterdiği ülkelerde Türkiye aleyhinde propagandalar yapıldığına işaret etti. Kosova'da MİT'in operasyonunda 6 FETÖ'cünün yakalandığını hatırlatan Erdoğan, içişleri bakanı ve teslimatı sağlayan istihbaratçıları görevden alan Kosova başbakanını kınayarak, “Yazıklar olsun diyorum. Kosovayı Amerika'dan sonra 2. sırada kabul eden ülke Türkiye. Sen bu Türkiye'ye karşı nasıl bunu yaparsın? Bu nasıl bir siyasettir?” diye konuştu. Yunanistan'daki FETÖ'cülerin iadesine yönelik konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “ İşte şahsımı vurmaya gelen malum kişiler biliyorsunuz, 9 kişiler, kaçtılar. Helikopterle Yunanistan'a kaçtılar. Ondan sonra bunları sayın Çipras'la konuştuğumuzda '10-15 günde halledeceğim' dedi. Aylar geçti, yıllar geçti hala halledecek. Ve şimdi onları korumanın yollarını arıyorlar. Geçende de sınır ihlali yapan 2 Yunanlı subay-astsubayı biz yakaladık.Yargı ne karar verirse o dur. Ya sizin yargınız var da bizi yargımız yok mu? Ama hepsi her taraftan saldırıyor. Ya bu teröristler için böyle bir adım atmadınız. Bu teröristler için kalkıp da Çipras'a bir şey söylemediniz ama bunun için hepiniz sıraya girdiniz. Geçen Bulgaristan'daki toplantıda yine gündeme geldi, konuştuk ama biz dik duracağız, dikleşmeyeceğiz. Yolumuza da devam edeceğiz. Bizimle işbirliği yapan tüm ülkelere, tüm yönetimlere, ülkemizde dostluğunu ispat eden tüm idarecilere şükranlarımızı sunuyoruz.” ============================ Türkiye Gazetesi YouTube Kanalına Abone Olmak İçin: ► Türkiye Gazetesi Resmi Web Sitesi ► Türkiye Gazetesi Sosyal Medya Adresleri ► ► ► ► ► Türkiye Gazetesi Haber Akışı ►


13. 16. Evlilik Hazırlıkları Fuarı açıldı - İSTANBUL

  • Duration: 272
  • Channel: news
16. Evlilik Hazırlıkları Fuarı açıldı - İSTANBUL

- 16. Evlilik Hazırlıkları Fuarı açıldı - Fuardan görüntüler - Düğün fotoğrafçısı Suat Kara ile röportaj - Gelin danışmanı Müge Satıel ile röportaj - Damatlık ürünleri satan bir firmanın temsilcisi Vildan Yıldırım ile röportaj - Patika Fuarcılık Genel Müdürü Didem Cılga ile röportaj16. Evlilik Hazırlıkları Fuarı açıldı - Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda açılan ve evlenecek çiftleri sezonun yeni trendleriyle buluşturan fuar, 4 Şubat'ta sona erecek - Patika Fuarcılık Genel Müdürü Cılga: - "Geçtiğimiz yıllarda 50 - 60 bin liraya düğün yapılıyordu. Bu sene fiyatlar 70 bin liraya dayandı"İSTANBUL (AA) - İstanbul 'da evlilik hazırlığı yapan çiftler için gelinlikten düğün organizasyonuna, nikah şekerinden yemek takımlarına kadar çok sayıda ürün ve hizmetin yer aldığı 16. Evlilik Fuarı açıldı.Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda, Patika Fuarcılık tarafından düzenlenen ve 3 gün boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak fuarda, evlilik hazırlığında olan ya da yeni ev kuracak çiftler tüm ihtiyaçlarına uygun seçenekleri bulabilecek.Patika Fuarcılık Genel Müdürü Didem Cılga, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fuara her yıl ortalama 50 bin civarında ziyaretçi geldiğini söyledi.Bu yıl da minimum bu kadar ziyaretçi beklediklerini vurgulayan Cılga, "Bu sene artış var. Geçen yılki gibi yine evlenecek çiftler fuarda her şeyi bulabilecekler. Nikah şekerinden davetiyeye aklınıza gelebilecek her şey var." dedi.Düğün hazırlıkları için maliyetin bu yıl arttığını dile getiren Cılga, "Geçtiğimiz yıllarda 50 - 60 bin liraya düğün yapılıyordu. Bu sene fiyatlar 70 bin liraya dayandı. Düğün pastası, gelin arabası, nikah şekeri gibi 20 kalemden oluşuyor. Hepsini tek tek almak çok fazla vaktinizi alıyor birçok yer gezmek zorunda kalıyorsunuz. Fuarda hepsi bir arada. Ayrıca 150'ye yakın firma var. Tüm firmaların fuara özel kampanyaları var. Fiyat karşılaştırması yapılabilir." diye konuştu. - Gelinlik modelleriGelin danışmanı Müge Satıel ise 2018 yılında çok sade ya da çok abartılı gelinlik modelleri olduğunu söyledi. Transparan detaylar ve düğün sonrası elbiselerinin çok ilgi gördüğünü ifade eden Satıel, "2018 ya uçuş uçuş ya kabarık modelleri kapsıyor. Fiyatlar 4 bin 500 liradan başlayıp 23 bin liraya kadar çıkabiliyor." bilgisini verdi.Damatlık ürünleri satan bir firmanın temsilcisi Vildan Yıldırım da geçen yıl damatlık modellerde mavi tonların fazla olduğunu belirterek, "Bu sene damatlıklar koyulaştı, lacivert ve siyah tonlara döndü. Kravat bu sene hiç yok. Geniş papyonlar var. Modeller düz, daha rahat takım elbise olarak kullanacakları tarzlara döndü. Fiyatlarımız bin liradan başlayıp 20 bin liraya kadar çıkıyor." ifadelerini kullandı. - "Düğün fotoğrafçılığında mesleklere göre konsept"Düğün fotoğrafçısı Suat Kara da 3 yıldır fuara katıldıklarını söyledi. Her yıl farklı konseptler geliştirdiklerini belirten Kara, şunları kaydetti:"Çiftlere uygun çekimler gerçekleştiriyoruz. Mesela tenisçi bir çiftimiz vardı, onların çekimlerini tenis kortunda yaptık. Dış çekimlerde en çok yeşil alan ve sonbahar konsepti tercih ediliyor. Bu yılın modası eskitme, daha krem ağırlıklı tonlar. Minimum paket fiyatımız bin 350 lira, maksimum paket 5 bin lira. Bu pakette gelinin kuafördeki hazırlığından evden çıkışına kadar ilk dansları bütün anlarını ölümsüzleştiriyoruz."Evlilik Dünyası Evlilik Hazırlıkları Fuarı, ücretsiz olarak "www.evlilikfuari.com" internet adresinden online davetiye alınarak gezilebiliyor.http://beyazgazete.com/video/webtv/yasam-11/16-evlilik-hazirliklari-fuari-acildi-istanbul-489820.html


14. Eskimeyen Yeşilçam filmleri, yeniden beyaz perdede

  • Duration: 87
  • Channel: news
Eskimeyen Yeşilçam filmleri, yeniden beyaz perdede

Afişlere bakanlar, bilet alanlar -Atlas sineması detayları -Filmi izleyenler -İzleyicilerle röportajlar -Yeşilçam filmlerinden detaylar -İBB Kültür AŞ. Genel Müdürü Kemal Kaptaner röportajı( İSTANBUL ) İSTANBUL - İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş, genç kuşakların da tıpkı anne-babaları gibi Yeşilçam’ın eskimeyen filmlerini sinema salonunda sayretme keyfini yaşayabilmeleri amacıyla “Yeşilçam Film Günleri” düzenliyor. Eskimeyen Yeşilçam filmleri, yenilenmiş yüksek çözünürlüklü halleri ile yeniden Yeşilçam’ın kalbi olan Beyoğlu’ndaki Atlas Sineması’nda Mart ayı boyunca her Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri seyirci ile buluşacak. Gösterimlerde Ertem Eğilmez’in Hababam Sınıfı (1975, 1976, 1977) serisinin yanı sıra Neşeli Günler (Orhan Aksoy, 1978), Tosun Paşa (Kartal Tibet, 1976), Bizim Aile (Ergin Orbey, 1975), Mavi Boncuk (Ertem Eğilmez, 1974), Aile Şerefi (Orhan Aksoy, 1976) ve Süt Kardeşler (Ertem Eğilmez, 1976) adlı filmler yüksek çözünürlükte temizlenmiş kopyalarla seyirci karşısına çıkacak. Türk sinema tarihi içerisinde birer efsane olmuş bu filmler sinemada pırıl pırıl renklerle, kaçırılan kimi detayları daha “net” görülerek izlenebilecek. Yeşilçam Film Günleri Neşeli Günler ve Tosun Paşa ile başladı. 14 Mart’ta ise kendi tarifleriyle bir “İstanbul müziği” topluluğu olan İncesaz’ın vereceği “Yeşilçam Şarkıları” başlıklı konser ile gala yapılacak. Yeşilçam filmlerindeki kimi zaman ağlatan, kimi zaman neşelendiren film müzikleri İncesaz Topluluğu tarafından canlı olarak seslendirilecek. Sahnede film müzikleri canlı olarak icra edilirken fonda o filmlerin görüntüleri beyazperdeye yansıyacak. Kültür A.Ş. Genel Müdürü Kemal Kaptaner, göre projenin çıkış noktasının gençler olduğunu belirterek, "Yesilçam'ın en popüler olduğu sinema salonlarında izlendiği dönemi tekrar hatırlatalım istedik. "Gençler şu a bizim programda izleteceğimiz birçok filmi habamam sınıfı olsun bunları çoğunlukla tv'de izlediler. Biz dedik ki bunları salonlarda izlesinler ve özellikle tarihi Atlas sinemasında dolayısıyla salonda izleme keyfini yaşasınlar. Fikir oradan çıktı" dedi. Kaptaner, "Hepsini izledim bunların, şimdi daha büyük zevkle izleyeceğim seyrederken bile kelimeleri birebir biliyorum hareketleri biliyorum. Sanki ilk defa izliyormuşum gibi duygulandım. Çok gizli detayları hep tv'de kaçırıyormuşuz mimikler jestler çok daha farklı sinema perdesinde" dedi. Öğretmen, öğrenci, polis, asker, engelli, 16 yaş altı, 65 yaş üstü olanlar “Yeşilçam Film Günleri” gösterimlerine ücretsiz olarak katılabilecek.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/eskimeyen-yesilcam-filmleri-yeniden-beyaz-perdede-506949.html


15. Tanrıları ÖLDÜ.. Ve ERKEN SEÇİM..

  • Duration: 740
  • Channel: news
Tanrıları ÖLDÜ.. Ve ERKEN SEÇİM..

"ABD en büyük deyip de ABD'ye tapanlara bir müjdem var; taptığınız put öldü. ABD’nin savaş baltası elinde kaldı ​​​​​​​Bursa’da Atatürk Vatandır Sempozyumu’nda konuşan Selim Kotil, “Amerikalılar Suriye’ye 103 tane tomahawk (savaş baltası) attılar. Bunların 75 tanesi düşürüldü, geri kalanı da boşluğa düştü. Yani Amerikalıların savaş baltası ellerinde kaldı” “Amerikalıların Irak’ta da Müslümanları katlettiği ve çok övündükleri bir füzeleri var, tomahawk Türkçesi savaş baltası” diyen Kotil, “Trump hafta başında ‘akıllı savaş baltalarımı Suriye’ye gönderiyorum’ dedi. Arkasından İngilizlerin ve Fransızların savaş gemileri ve uçakları geldi. Batılılar savaş baltalarını, topunu ve tüfeğini almış geliyor Türkiye’deki deist arkadaşlar da hazır ola geçtiler” dedi. “ABD, Fransa ve İngiltere uçak kaldıracak, kaldıramıyor. Neden” diyen Selim Kotil şöyle devam etti: “15 gün önce İsrail ABD’den aldığı F-16’ları kaldırdı, Suriye savunma sistemi hepsini aşağı indirdi. Kala kala bir savaş baltalarına kaldılar. 103 tane tomahawk (savaş baltası) attılar. Bunların 75 tanesi düşürüldü, geri kalanı da boşluğa düştü. Yani Amerikalıların savaş baltası ellerinde kaldı. Üstelik o çok övündükleri 2018 yılına ait savaş baltalarını Suriye 1961 yapımı füzelerle düşürdü.” İHH Başkanına ve Akşener’e eleştiri Konuşmasında “Bunların putları ölünce içleri cız etti” diyen Selim Kotil Suriye’nin vurulmasından memnun olanlar için de şunları söyledi: “İHH Başkanı çıkmış, ‘içimiz serinlemedi’ diyor. Hatırlayın Mavi Marmara’yı doldurdu gitti, Müslümanları İsrail’e katlettirdi. Şimdi ona bir çift lafım var; bundan sonra Müslüman kanıyla içinizi serinletemeyeceksiniz. İçinizi serinletmek istiyorsanız gidin soğuk bir Amerikan gazozu için. Dışişleri de, ‘bu insanlığın sesidir’ diyor. Sayın Dışişleri bu insanlığın sesi değil, şeytanın sesi, Haçlının sesi ve o sesi Müslümanlar susturdu. İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener de, ‘orada kimyasal kullanıldı, tabii ki Amerikalılar vuracak’ diyor. Şimdi Sayın Akşener kimyasal kullanıldı yalanına inanıyorsan, yazık sana! Yok, inanmıyor da gerçeği bildiğin halde ABD Savunma Kuvvetleri Komutanı gibi konuşuyorsan yine yazıklar olsun sana.” Kim bu Beyaz Miğferler? BTP Genel Başkan Yardımcısı Selim Kotil, kimyasal silah iddialarının arkasındaki organizasyon olan Beyaz Miğferler üzerine de çarpıcı bilgiler verdi. “Suriye’de kimyasal silah kullanıldı yalanını ortaya atan teşkilatın adı Beyaz Miğferler” diyen Kotil, “2013’te İstanbul’da kuruldu. Kurucusu İngiliz istihbaratçı James Maria. Bu adam Bosna’da, Kosova’da, Irak’ta, Filistin’de, Libya’da Müslümanların katledilmesinde birebir bulunan bir kişi. Bunların finansmanını da George Soros’un Maydai Reasearc adlı örgütü karşılıyor. Bu örgütün Dubai’de, Ürdün’de ve İstanbul Karaköy’de merkezi var. Şimdi bunlar kimyasal kullanıldı diye görüntü uyduruyorlar. Güya kimyasal saldırıda ölen Suriyelilerin üzerine çarşaf sermişler. Ham görüntülere bakıyorsunuz, biraz vakit geçince örtünün altında kıpraşmaya başlıy


16. Dokuma halı devri kapandı esnaf çare arıyor

  • Duration: 230
  • Channel: news
Dokuma halı devri kapandı esnaf çare arıyor

Halı dükkanından görüntü -Alış verişten görüntü -Halı ustası Duran Yılmaz röportaj -Detay( KIRŞEHİR )- Halıcılar 6 dokuma halı yastıkla evlerinin bütün ihtiyaçlarını karşılıyordu KIRŞEHİR - Sentetik halıların rağbet görmesiyle dokuma halı devrinin sona erdiğini söyleyen esnaf eski günlerini arıyor. Artık çırak dahi yetiştiremediğini söyleyen dokuma halı esnafı, mesleklerinin bitme noktasına gelmesinden şikayetçi. Dokuma halı esnafı, eski güzel günlerinin arayışında. Şimdilerde makine halıları ve sentetik halının daha çok rağbet görmesinden dolayı mesleklerinin bitme noktasına geldiğini dile getiren esnaf, geçmişte 6 dokuma halı yastığıyla bile evlerinin ihtiyaçlarını karşılayabildiklerini ifade etti ve çırak dahi çalıştıramayan esnaf, eskiden halıcıların 6 dokuma halı yastıkla evlerinin bütün ihtiyaçlarını karşıladığını söyledi. "Emeklerinin karşılığını alamıyorlar" Baba mesleğini icra eden dokuma halı ustalarından Duran Yılmaz, “El dokuma halılar eski özelliğini kaybediyor eski kadınlar da dokuma işini bıraktı. Emeğin karşılığını alamayan kişilerin işi bırakması sonrası talepte düştü. Talep olmayınca eski halılarda para etmemeye başladı. Şimdi genç kızlar ve gelinlerde halı dokumak istemiyor. Dokusalar da emeklerinin karşılığını alamıyorlar” dedi. Dokuma halıların sentetiklere göre daha sağlıklı ve kullanışlı olduğunu belirten Yılmaz, “El dokuma halılar daha kullanışlı yüne basarsın. Şimdi halılar ise sentetik, hastalık ve mikroplarda ondan doğuyor. Eski halılarda ise böyle bir sorun yaşamadık. Gençler, mobilyaya uyumlu diye sentetik ve makine halılarına talip oluyorlar. Eskiden ise mobilya seçeneği olmadığı için insanlar dokuma halılar alıyordu” diye konuştu. Dokuma ustası Yılmaz, eski günlere özlemini şöyle anlattı: “50-60 yıl önce halılar dokunduktan sonra 6 halı yastık satışı ile kişi evin ihtiyaçlarının tamamını görürdü. Kışlık, çay, şeker, içecek, un, buğday gibi temel ihtiyaçlarının hepsini alırdı. Şimdilerde ise para etmediği için kadınlar dokumayı bıraktı. Kırşehir’de 2 halıcı olarak kaldık fakat üretim yapmıyoruz. Okullarda mesleğe dayalı anlatımların yapılması gerekiyor” Kırşehir'in tarihine uygun biçimde önemli bir halı dokumacılığı ve halı tamiri merkezi haline dönüştürülebileceğini belirten Arkeolog Mehmet Göktürk ise, "Halıcılık ve dokuma sanatı yöre halkının en önemli geçim kaynaklarından biriydi. Bu nedenle ekonomik desteğin artması amacıyla genç kızlar halı dokuyarak pazarlarda satardı. Kırşehir'de yaşayan herkesin evinde eski yöresel halı mevcuttur. Rivayete göre Kırşehir'de 5 bin tezgahın olduğu söylenmekte, Kırşehir'de halıcılık ve dokuma zamanla da meslek haline dönüşmeye başlıyor. Halılar özellikle ‘seccade’ tipinde ve Gördes düğüm tekniği ile dokunmuştur. Renklerinde genel olarak kırmızı,mavi,kahverengi,sarı,yeşil ve beyaz renkler hakimdir" ifadelerini kullandı.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/dokuma-hali-devri-kapandi-esnaf-care-ariyor-474479.html


17. Aliağa’da “Turizm Çalıştayı” Yapıldı

  • Duration: 610
  • Channel: news
Aliağa’da “Turizm Çalıştayı” Yapıldı

ALİAĞA’DA “TURİZM ÇALIŞTAYI” YAPILDI ALİAĞA’NIN TURİZM VİZYONU MASAYA YATIRILDI ALİAĞA BELEDİYE BAŞKANI SERKAN ACAR: “ALİAĞA’NIN TURİZM MASTER PLANINI HAZIRLIYORUZ” Türkiye’nin en önemli sanayi kentlerinden biri olmasının yanı sıra mavi bayraklı plajı, termal kaynakları, beş antik kenti, kuş cenneti, Güzelhisar Deltası, yürüyüş ve dağ rotaları ile 10 kilometrelik bisiklet yoluyla turizm için büyük bir potansiyeli de içerisinde barındıran kuzey egenin incisi Aliağa’da “Turizm Çalıştayı” gerçekleştirildi. Aliağa Belediyesi’nin öncülüğünde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Turizm Fakültesi’nin akademik desteği ile düzenlenen çalıştayda; Çevreci yeşil ekonominin arttırılarak yeni konaklama tesisleri ile turizmin 12 aya yayılması, turizm faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi, turizmin Aliağa’da öncü ikinci büyük sektör haline dönüştürülmesi hususundaki çalışmalar masaya yatırıldı. Turizme dönük yatırım ve projelerin konuşulduğu çalıştayın oturum başkanlığını İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Atilla Akbaba yaparken Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Prof. Dr. Zafer Öter, Doç. Dr. Gülşah Akkuş, Doç. Dr. Nazım Çokişler ve araştırma görevlisi Özgür Sarıbaş da konuşmacılar arasında yer aldı. Aliağa Hampton By Hilton oteldeki çalıştaya Aliağa Belediye Başkan Yardımcıları Mehmedali Özkurt, Gökhan Karataş, Orhan Mahmut Çetiner, Adnan Menderes Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Murat Çekilmez, belediye meclis üyeleri ve belediye birim müdürlerinin yanı sıra siyasi parti temsilcileri, STK’lar ve vatandaşlar ilgi gösterdi. ALİAĞA BELEDİYE BAŞKANI SERKAN ACAR: “ALİAĞA’NIN TURİZM MASTER PLANINI HAZIRLIYORUZ” Aliağa’yı bir dünya şehri yapmak için yola çıktıklarını belirten Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, çalıştayda yaptığı konuşmasında şunlara değindi: “Aliağa hakikaten önemli bir liman ve sanayi şehri. Aliağa’yı dünya şehri yaparken Amerika’yı yeniden keşfetmeyeceğiz. Bunun unsurları var. Kültürünü de, sanatını da, eğitimini de, turizmini de, hepsini aynı anda geliştirmek istiyoruz. Bu konuda dört yıldır büyük bir gayret içerisindeyiz. Henüz daha temel kazıyoruz, henüz yolun çok başındayız. Bu tip çalışmalarla Aliağa’nın master planlarını hazırlıyoruz. Bundan hiç şüphemiz yok. Şunu çok net söylüyorum ki hiçbir kurum veya kişinin engeline karşı boyun eğme gibi bir niyetimiz yok. O konuda en ufak bir taviz vermeyeceğiz” “ALİAĞA İÇİN ARTI DEĞER KAZANDIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ” Aliağa’nın gelecek master planına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Başkan Serkan Acar, “Aliağa Kent Belleği ve Anı Evi konusunda şuanda çok önemli çalışmalar yapılıyor. Çaltılıdere bölgesinde toplam 3 kilometrelik yeni bir plaj düzenlemesine başlandı. 3-4 aya kadar burada çok güzel Ağapark örneği gibi bir plaja sahip olacağız. Gerek bölgemizde gerekse Aliağa sınırları içerisinde bir çok devlet yatırımlarının başladığını görüyorsunuz. 1-2 yıl içerisinde Aliağa devasa projelerle anılmaya devam edecek. Bu konuda Aliağa’nın önü açık. Aliağa Belediyesi


18. Bitki incecik kökleri ile toprağın içinden potasyum, magnezyum gibi faydalı her şeyi alacağını nerden biliyor?

  • Duration: 190
  • Channel: news
Bitki incecik kökleri ile toprağın içinden potasyum, magnezyum gibi faydalı her şeyi alacağını nerden biliyor?

ADNAN OKTAR: Şimdi bak bunun toprak altında kökleri var. Çamur yani girdiği yer çamur, nemli toprak. Ve ipek gibi incecik kökleri. Bir kısmı kıl kadar çok ince. Topraktan suyu alıyor, potasyumu alıyor, magnezyum, kalsiyum, bakır, çinko, kobalt, nikel yani işine yarayacak olanları alıyor. Ama mikrobu almıyor. Mesela mikrop geçmiyor. Virüs falan onları da geçirmiyor. Onları alıyor atomik parçalara ayırıyor. Mesela potasyumsa parça, tek parça potasyum. Suyla beraber onları çıkarıyor yukarıya çiçeğin yaprağına geliyor. Göster çiçeğin yaprağını. Şimdi bunlar hep metalle elde ediliyor. Metallerle elde edilen renkler. Mesela ona oradaki sarı kısma ilgili metali kullanıyor ve ilgili kimyasalları kullanıyor. Hacmini tam o kadarlık yapıyor. Ne büyüyor ne küçülüyor o kadarla bırakıyor. Sonra o mavi kısma geçiyor, koyu mavi. Sonra açık turkuazı boyuyor. Sonra tel tel tel onların boyamalarını yapıyor tek tek. Ve hepsinde kimyasal maddelerin hepsini kullanıyor. Neye ihtiyaç varsa renklendirme için. Mesela kromsa krom kullanıyor, demirse demir kullanıyor. Mesela kırmızı da demir kullanıyor. Bak atom atomu biliyor. Mesela bize deseler ki “Atomu seç” biz seçemiyoruz. Elektron mikroskopta da görülmüyor atom, demir atomu.  Ama bu ot buluyor yerde. Demir atomunu tek olarak alıyor götürüyor çiçeğin ilgili yerine gelip yapıştırıyor, o kırmızı rengi elde ediyor. Ve direkt sırf atomla olmuyor tabii. Ona kimyasal bir yapı oluşturduktan sonra onu oraya yapıştırıyor. Bir bileşik meydana getirdikten sonra yapıştırıyor. Yağlı boya gibi gözü görmediği halde simetrik ve düzgün tamamen boyadıktan sonra çiçeği boyama işlemini durduruyor. Boya kutularını kaldırıyor ondan sonra. Ondan sonra yeni tomurcukların açması durumunda onların boyama işlemine başlıyor, boyacı ustası gibi tek tek tek onları boyuyor. Ne küçülebiliyorlar, ne büyüyorlar tam derecesinde kalıyor. Fakat ömrü var. Kısa oluyor ömrü menekşenin bu tip çiçeklerin sonra vefat ediyor, kavruluyor. Renkler, güzellik hepsi darmadağın oluyor. Bu insan için de böyle. http://www.a9.com.tr/izle/245423/Adnan-Oktarin-Sohbetlerinden-Secme-Bolumler/Bitki-incecik-kokleri-ile-topragin-icinden-potasyum-magnezyum-gibi-faydali-her-seyi-alacagini-nerden-biliyor A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo


19. Hz. Musa İle İlgili Ayetlerin Açıklamaları

  • Duration: 291
  • Channel: news
Hz. Musa İle İlgili Ayetlerin Açıklamaları

ADNAN OKTAR: Heyecanlandığında konuşamıyor, çok tatlı Hz. Musa (a.s.). Allah-u alem iptal oluyor benim anladığım. Konuşması tamamen duruyor. Çünkü bak diyor ki; ”göğsüm daralıyor” diyor. “Göğsüm daralıyor, dilim tutuluyor” diyor. Heyecanın şiddetinden. Fıtraten müthiş heyecanlı bir ruha sahip Hz. Musa (a.s.). Onun şahsına mahsus olarak, imtihanında. Mesela Allah da en çekindiği şeyleri ona yapıyor.  Mesela yılan acayip korktuğu bir şey, çekindiği bir şey.  “O ne” diyor Allah “elindeki ne” diyor? “Asam” diyor. “Neye yarar” diyor “o” Cenab-ı Allah. Bildiği halde soruyor yani onu yatıştırmak için Allah-u alem biraz daha rahatlasın diye. İşte “davarlarıma yaprak onunla silkeliyorum, birçok işimde onu kullanıyorum” diyor. Acayip tatlı huyu. “Onu at Musa” diyor. Bir atıyor yılan haline geliyor. Allah diyor ki; “arkasına bakmadı” diyor. Arkasına bakmadan kaçıyor böyle Allah-u alem metrelerce kaçmış olabilir. NADİDE SULTAN: Empati kurdum, ben de biraz korkağımdır. ADNAN OKTAR: O korku çok makbul tabi. Çünkü o Allah korkusu şeklinde tecelli ediyor. Korkak olmayan bir insanın, korkuyu bilmeyen bir insanın, Hz. Musa (a.s.)’a ben tabi ben korkak demiyorum da, korkuyu bilen bir insanın korkuya direnmesi çok makbuldür. Mesela bazılarının yanında en ürkütücü bir şey olsa bile etkilenmez adam, hani var ya böyle mafya filmlerinde oluyor süper lakayt, mat gözlerle bakıyor, onun gibi. Bu makbul değildir. Korkuyu bilip, korkuya direnip, korkuyu yenmek çok önemlidir. Allah diyor ki; “Ey Musa, Peygamberler Benim Katımda korkmaz, dön” diyor. “Gel, onu tut” diyor yılanı. En korktuğu olaylardan bir tanesi ama Allah emrettiği için geliyor. Yılanı kuyruğundan tutuyor, tuttuğunda hemen anında yılan yeniden asaya dönüşüyor. Çünkü o devirde Evrim Teorisi çok yaygın Musa (a.s.)’ın devrinde. Aynı Darwinistler diyor ki Firavun; “Nil’in çamurlarından tesadüfler sonucunda insanlar, bitkiler ve hayvanlar oluştu” diyor. İnanç öyle. Hz. Musa (a.s.)’da; “Allah yarattı” diyor. Şimdi oturup adama anlatsa adam dinleyecek gibi değil. Böyle katı kafalı. Çünkü etrafında sahte büyücü bilim adamları var, onlar açıklıyorlar Nil’in çamurlarından nasıl olduğunu, hurafelerle anlatıyorlar. Bir de halkı da kandırıyorlar. Mesela çamurlu suyun içinde, mesela orada bir varlık oluşuyor, mesela bir bitki, kokuşma oluşuyor, “bak” diyor “burada bir canlı var görüyorsun” diyor. Veyahut orada küçük bir böcek bile oluşmuş olsa çamurun içerisinde işte bunlardan insanlar oluştu dediğinde, cahil insanı ikna ediyor. O evrim inancını yıkmak için Allah tahtayı bir anda yılana çeviriyor. Yılana çevirince o evrim inancı yıkılmış oluyor. Ondan sonra zaten onun inancını kabul ettiler büyücüler. O vakte kadar inanmıyorlardı, direniyorlardı. Fakat tahtanın açıklaması yok, orada kuru tahtanın, alenen görüyor, gözlerinin önünde yılana dönüşüyor. Birde yılan yutuyor, öbür adamların meydana getirdiği, göz aldanması olarak meydana getirdiği yılanları yutuyor. Onlar da zannediyorum deriden yapılmış ince derinin, eklemli derinin içine cıva koyuyorlar, cıva da hareketli olduğu için attığında, hafif eğimli yerden deri hareket eden yılan halinde görülüyor. Böyle hareket ediyor ama çok ustaca yapmışlar o devirde nasıl yaptılarsa keratalar. NADİDE SULTAN: İllüzyonistler gibi. ADNAN OKTAR: Evet, onlar hareket eder gibi gözlere öyle göründü diyor. Bilmiyorum nasıl bir teknik kullandılar. Hz. Musa (a.s.)’ın attığı asa da meydana gelen yılan da o atılanları teker teker yutuyor, hepsini yutuyor. Yutunca büyücü adamın başka inanmayacak bir durumu kalmıyor ki net inanıyor. Evrim inancı kalktığı için Allah’ın varlığına yaratılışa inanıyorlar ve konu bitiyor. Ama bir kısım insanlar tabi Hz. Musa (a.s.)’ın bunun illüzyon gösterisi yaptığına inanıyorlar, onlar da inanmıyorlar. “Hipnoz meydana getirdi” diyorlar, “gözlerimize etki yaptı kitle hipnozu meydana getirdi en büyük büyücü bu” diyorlar zaten. NADİDE SULTAN: İşte inanmak istemeyene zaten inanmamak için bir sürü sebep, inanmak isteyene de inanmak için binlerce milyonlarca her tarafta sebep dolu. ADNAN OKTAR: “O büyücülerin büyüğü bu o zaman” diyorlar Firavun’un takımı da. “Üstadları bu” diyorlar. “Onlar ondan öğrenmiş herhalde” diyorlar. Hz. Musa (a.s.)’dan öğrendi bunlar da” diyorlar “bu ilmi” diyorlar. Halbuki kendisi kaçıyor zaten Hz. Musa (a.s.) öyle bir durumu yok ki. Kendisi çekiniyor zaten o yılandan. Ama orada asıl olan evrim inancının yok edilmesidir. Bizim de orada yaptığımız evrim inancını yok etmektir.


20. Sayın Adnan Oktar'ın A9 TV'deki canlı sohbeti (26 Mart 2013; 15:30)

  • Duration: 4980
  • Channel: news
Sayın Adnan Oktar'ın A9 TV'deki canlı sohbeti (26 Mart 2013; 15:30)

BEYZA BAYRAKTAR: Dünyanın en güzel yeşil gözlerine sahip olan canım Hocamın sohbetine başlıyoruz, inşaAllah. Buyurun Hocam. ADNAN OKTAR: Didem Hocam dinliyorum. DİDEM ÜRER: Bugün, kardeşlerimizin faaliyetiyle inşaAllah başlamak istiyorum; “Bursalı ve İnegöllü kardeşlerimizin katılımıyla, 20 kişiye yakın bir ekiple geçtiğimiz Pazar günü saat 12:30 ile 18:00 saatleri arasında Bursa İnegöl Atatürk Bulvarında 4000 adet A9 TV broşürü ve 100 adet Harun Yahya kitaplarından dağıtım yaptık” diyor kardeşlerimiz. “Atatürk Bulvarının dışında çevre mahallelerdeki posta kutularına ve arabalara da A9 TV broşürü dağıtımımızı yaptık. Faaliyetimize ilgi çok güzel ve fazlaydı” diyor kardeşlerimiz. Bursa’dan ve İnegöl’den bir araya gelip, bu şekilde faaliyet yapmışlar. ADNAN OKTAR: MaşaAllah, elhamdülillah. Ne tatlı hayvanlar bunlar maşaAllah, ne şekerler. Bunlarla ahbap olmak çok önemli. Kediyle mutlaka ahbap olun, köpekle ahbap olun, kazlarla, güvercinlerle ahbap olmak, arkadaş olmak. Geldiğinizde, o size koşarak gelecek yani, çok hayati. Kaçıyorsa, daha arkadaş olmamışsınız demektir. DİDEM ÜRER: Sizin böyle baya ahbabınız var,bu anlamda, sizi görünce koşarak geliyorlar. ADNAN OKTAR: Tebrik ederim, çok güzel olmuş. Orayı nurlandırmışlar. Orayı süslemişler çok güzel olmuş. Allah nurlandırsın hepsini. Evet. DİDEM ÜRER: Hocam, broşür dağıtımı esnasında şöyle diyor kardeşlerimiz: “Kedi, köpek, güvercin, kaz, horoz ve tavuk gibi oldukça geniş bir sevimli hayvan çeşitliliğimiz oldu, maşaAllah” diyorlar. ADNAN OKTAR: Şu kazlara bakayım ben. Kaz çok şeker hayvan, baya tatlı bir şey. Yani mahallenin ağır ağabeyi bunlar. Evet. DİDEM ÜRER: Dışişleri Bakanı Sayın Ahmet Davutoğlu İsrail Adalet Bakanı Livni ile görüştü. Mavi Marmara saldırısı mağdurlarına İsrail tarafından ödenecek tazminat konusunda ilk somut adım atıldı ve iki ülke Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin bir araya gelmesi kararlaştırıldı. ADNAN OKTAR: Bunlar kolay şeyler. Bunları niye bu kadar detaya giriyorlar İsrail’i ben anlamıyorum. Konuşmuştuk, burada da konuştuk. Belirli bir miktar, mesela o zaman 100 milyar demiştik, tamam demişlerdi. Belirli miktarı bankaya yatırın alsınlar oradan. Dışişleri Bakanını ta oraya çağıracak bilmem ne. Nihayetinde ne var yani bu kadar büyütecek değil mi? Allah rızası için yapıyorsun, bu bir iyilik-güzellik olarak, bir sevgi gösterisi olarak yapılmış bir şey. Bunun pazarlığı yakışık almaz. Cömertçe güzel bir tavırla o aileleri mutlu edecek, o şehit ailelerini bir nebze olsun ferahlatacak bir yardım, bir iyilik, bir güzellik; tazminat. Bence fazla uzatılmaması lazım. “Biz parayı yatırdık efendim haberiniz olsun” diyecekler, o kadar. Evet, Didem Hocam. DİDEM ÜRER: Hürriyet yazarı Hüseyin Yayman;“PKK sorununun çözümünde MHP’nin hükümete destek veren olumlu tavrının toplum üzerindeki etkisinin son derece önemli olduğunu ve MHP’nin başına Devlet Bahçeli gibi ırkçılıktan uzak tabanına sahip çıkan bir lider olmasının, ülke ve hükümet için büyük bir nimet olduğunu” belirtti. “Merhum Türkeş hayattayken kendisini ziyaret eden Leyla Zana ve ekibine yeğenlerinin Kürt olduğunu, Kürt ve Türk’ün kardeş olduğunu ve uzun uzun anlattığını ve Sayın Bahçeli’nin de bu dönemde merhum Türkeş gibi çözümden yana tavır alması gerektiğini” belirtti. ADNAN OKTAR: O çözümden yana tavrı nasıl alsın? Ne yapması gerekiyor, onu söylesinler de anlayalım. PKK terörü bırakırsa, Devlet Bahçeli ne desin ona? Sayın Devlet Bahçeli “iyi” diyecektir, ne diyecektir bırakırsa? Ama onun hassas olduğu nokta, hepimizin hassas olduğu nokta bölünmenin bir şekilde bize kibar bir üslupla sunulmaya kalkılması. Yani “bölünme değil ama bölünmenin ağabeyi, değişik bir şey, hani bunu alır mısınız?” gibi bize sunulmasından tedirginiz. Yoksa başka konu yok. Bölünme olmadıktan sonra, adam teröre, anarşiye son veriyorsa, iyi-güzel, kimse ona bir şey demez. Sayın Devlet Bahçeli ne desin? Sayın Bahçeli’nin tedirgin olduğu şey, bir şekilde nezaketli bir üslupla, kibar bir üslupla, entel-dantel üslupla “bu bölünmeye benziyor ama sakın yanlış anlamayın, bunu da kabul edin. İşte size kızılcık şerbeti gibi bunu içirelim” gibi bir olaydan çekiniyor. Onun için de heyecanını gizlemiyor. Yani bu konudaki rahatsızlığını dile getiriyor. Sayın Bahçeli’nin tavrında bir şey yok. Böyle tavır koyan, bu şekilde tavır koyan büyük bir topluluğa ihtiyaç var. Büyük Birlik Partisi’nin de bu şekilde bir tavır koyması, güzel. Biz onu ta en başında söyledik, “kükresin” dedim Sayın Bahçeli, aylar önce söyledim “kükresin” diye, rica etmiştik. Aynı şekilde Büyük Birlik Partisi için de “çıkın ortaya” dedik “kükreyin” dedik. Bu hükümetin elini de güçlendirir, hem denge sağlar hem de milletin ümitlerini güçlü tutar. Öbür türlü bir boşluk hissine girebilir bazı kardeşlerimiz, bazı vatandaşlar. Y